Fitoterapi ve tarımsal ham madde tedarikinde kritik role sahip olan alıç bitkisi, ilkbahar ve sonbahar dönemlerini kapsayan çift hasat takvimiyle öne çıkıyor. Kardiyovasküler sistem üzerindeki kanıtlanmış tedavi edici fonksiyonlarıyla dikkat çeken bitki, doğru işleme ve kurutma parametreleriyle katma değerli bir tıbbi kaynağa dönüşüyor.
Yıllık üretim periyodunda ilkbahar aylarında çiçekleri, eylül sonu ile ekim başı aralığında ise sertleşmiş parlak kırmızı meyveleri toplanan türün kurutma süreçlerinde 30 ila 50 derece sıcaklık bandı öngörülüyor. Tek ve çift çanak yapraklı varyeteler tıbbi etken madde açısından eşdeğer kabul edilirken, peyzaj amaçlı yetiştirilen Kuzey Amerika menşeli kırmızı çiçekli türler farmakolojik üretime uygunluk taşımıyor.
Kardiyovasküler Fonksiyonlar ve Endikasyon Alanları
Koroner damarları genişleterek dolaşımı düzenleyen etken maddeler, kalp kasının kasılma gücünü artırırken antiaritmik ve damar sertliğini önleyici profil sunuyor. Çiçek kurulları ile meyve ekstrelerinin tansiyonu ve lipit seviyelerini regüle ettiği bilinen bitki kaynaklı preparatlar; göğüs ağrısı, kardiyak ritim bozuklukları, koroner rahatsızlıklar, beyin ve çevre dolaşım aksaklıkları, diyabet ve obezite vakalarında tercih ediliyor.
Biyolog Henryk Rozanski’nin çalışmalarına göre alıç; A provitamini ile C, P ve B grubu vitaminleri açısından zengin bir içeriğe sahip. İçerdiği flavonoidler ve fenoller sayesinde iltihabi süreçleri baskılayan bitki, sindirimi kolaylaştırarak alerji belirtilerini hafifletiyor.
Endüstriyel gıdada sos, marmelat ve reçel formülasyonlarında değerlendirilen meyvenin tıbbi kullanımında, bir yemek kaşığı ezilmiş hammaddenin bir su bardağı suda 3 ila 5 dakika kaynatılıp 30 dakika demlenmesi ve günde 1-2 bardak tüketilmesi öneriliyor. Bununla birlikte hipotansiyon hastaları, hamileler ve emziren kadınların söz konusu ürünleri tüketmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Yorumlar kapalı.